Klasik konçertonun birinci bölümü belirli bir düzen izler. Orkestra önce bütün malzemeyi sunar; bu bölüme orkestra serimi denir. Solist ancak bu sunumdan sonra girer ve aynı malzemeyi kendi açısından yeniden sunar. Bu düzenin kökeni barok ritornello ilkesidir.
Orada da tekrar eden bir orkestra bölümü, solo bölümlerle dönüşümlü olarak gelir. Klasik konçertoda bu ilke sonat formuyla birleştirildi. Düzenin solist açısından pratik sonuçları vardır. Birincisi giriştir; solistin ilk cümlesi, orkestranın zaten duyurduğu malzemeye bir yanıt olarak kurulur.
Bu nedenle giriş, tanıtım değil yorumdur. İkincisi bekleyiştir; orkestra serimi sırasında solist sahnede durur ve bu süre hazırlıkla geçirilir. Üçüncüsü kadanstır; bölümün sonuna doğru orkestra susar ve solist tek başına kalır. Klasik dönemde kadans doğaçlama yapılırdı; bugün çoğunlukla yazılı sürümler kullanılır.
Romantik dönemde bu düzen çözüldü. Bazı konçertolarda solist ilk ölçüde girer; bazılarında kadans yer değiştirir. Bu değişiklikler bilinçlidir ve dinleyici beklentisiyle oynar.
Orkestra partisi de dinlenir. Solistin kendi partisi dışında orkestranın ne çaldığını bilmesi, giriş ve denge kararlarını doğrudan iyileştirir.
Derslerimizde konçerto çalışması, orkestra partisinin bilinmesi ve giriş noktalarının planlanmasıyla yürütülür.