On sekizinci yüzyılın ortasından on dokuzuncu yüzyıla kadar keman belirgin biçimde değişti. Değişimin nedeni tek bir kelimeyle özetlenebilir: hacim. Salonlar büyüdü, orkestralar kalabalıklaştı ve solo çalgının daha güçlü ses vermesi gerekti. Beş değişiklik bu ihtiyacı karşıladı.
Birincisi sap açısıdır. Barok kemanda sap gövdeye neredeyse paralelken, modern kemanda geriye doğru açılıdır.
Bu açı, tellerin köprüye uyguladığı basıncı artırır. İkincisi sap uzunluğudur; sap uzatıldı ve klavye genişletildi, böylece üst konumlara erişim arttı. Üçüncüsü bas çubuğudur; daha uzun ve daha güçlü bir çubuk takıldı. Dördüncüsü tellerdir; bağırsak teller yerini metal sarımlı ve daha yüksek gerginlikli tellere bıraktı.
Beşincisi akort yüksekliğidir; genel akort kademeli olarak yükseldi ve gerginlik daha da arttı. Bu değişikliklerin toplamı, çalgıyı daha güçlü ve daha taşıyıcı hâle getirdi. Kaybedilen şey ise artikülasyon kolaylığı ve bazı doğal rezonanslardır. Bugün mevcut eski çalgıların neredeyse tamamı bu dönüşümden geçmiştir.
Tarihsel bilgili icra hareketi ile birlikte, bazı çalgılar barok kuruluma geri döndürüldü. Bu, geri dönüşü olan bir işlemdir ve iki kurulum arasında geçiş yapılabilir.
Klavye açısı da değişti. Uzayan ve açılan klavye, üst konumlarda erişimi artırdı ve on dokuzuncu yüzyıl yazısını mümkün kıldı.
Derslerimizde dönem repertuvarı, çalgı kurulumundaki farklar bilgisiyle birlikte ele alınır.